Bir adam tanıdım ben

Sarı filtreli sigara içen ve dumanına aşık olup ayrılası yokmuş gibi, içine içine çeken bir adam tanıdım ben.
Her akşam rakı içesi var ama şaraba muhtaç edilmiş yalnızlığıyla oturuyor iskelede.
Aslında çok arkadaşı varmış ama sebebini bile anlayamadan veda etmiş tüm akranlarına, sarılmış şişesine ağlıyor.

Elleri buz tutmuş, çakmağını ateşlemek için cebelleşirken tırnakları acıyan bir adam tanıdım ben.
Hasta olası varmış, komaya giresi varmış hatta ama hastanelerin kasvetli ortamı bunaltıyormuş onu, sarılmış şişesine ağlıyor.

Her haksızlığa başkaldıran bir adam tanıdım ben. Girdiği her ortamda yalnızlığa ‘Merhaba!’ demiş.
Ezilen biri gördüğünde siper edermiş gövdesini, kanaya kanaya savaşırmış tüm ezilenlerin adına.
Hiçbir kavgasından galip çıkmamış ama mağlupta olmamış esasında, sarılmış şişesine ağlıyor.

Kendinden başka kimseye zarar veremeyen bir adam tanıdım ben. Her güne yeni bir dava ile uyanır, her anını bir kavgaya adamak istermiş.
Öyle alışmış ki direnmeye, direnecek bir şey bulamayınca da kendisiyle savaşırmış.
Rivayet odur ki kendiyle olan savaşı bile tamamlayamamış, sarılmış şişesine ağlıyor.

Yaşının adamı olup boyun eğmeyi beceremeyen bir adam tanıdım ben.
Gencecik yaşında ruhu vefatını ilan etmiş. Gömülme vakti çoktan gelmiş ama cenazesine yeterli katılım sağlanamadığından hep ertelenirmiş.
Sarılmış şişesine ağlıyor.

Sokak köpeğinin kuyruk sallayışına sığınmış bir adam tanıdım ben. Şarabının mezesinden vazgeçer onu doyururmuş ilk önce.
Arkadaşlarının tokadını yedikçe sarılmış boynuna hayvancağızın.
Bir gün tükeneceğini hiç tahmin etmeden yaşamış fakat o son tokadı kaldıramamış bünyesi, sarılmış şişesine ağlıyor.

Bütün yediği tokatları affetmeye karar veren bir adam tanıdım ben.
Sadece bir köpeğin gözyaşına sebep olanları ve her akşam rakı içmesine engel olan sistemi affetmez olmuş.
Şerefsiz demişler, manyak demişler ama aşıkmış aslında.
Anlayamamışlar işte, sarılmış şişesine ağlıyor.

Nefretle aşk arasında kıldan ince bir çizgi vardı ve bu adam sevdiği kadınla çizginin hep karşı tarafında kalacaktı.
Nefret etmiyordu, alışkanlık bu ya yine nefret edilen olacaktı…

Tayfur Kara / Bir adam tanıdım ben – 2015 Aralık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.